Yöntem neye göre seçilir?
Oyun terapisi tek bir teknikten oluşmaz; farklı kuramlardan beslenen yaklaşımları kapsayan bir alandır. Bir çocukla hangi yöntemle çalışılacağı; çocuğun yaşına, gelişim düzeyine, yaşadığı güçlüğe, ailenin durumuna ve çocuğun ilgilerine göre belirlenir. Çoğu zaman birden fazla yöntem bir arada kullanılır: Çocuk merkezli seanslarda kum tepsisinden yararlanılabilir ya da çocukla bireysel çalışılırken ebeveyn filial terapiye katılabilir. Aşağıda Kevser Akgün'ün çalışmalarında yararlandığı yöntemleri ve her birinin hangi durumlarda öne çıktığını bulacaksınız. Oyun terapisinin temel ilkelerini önce okumak isterseniz Oyun terapisi nedir? sayfasından başlayabilirsiniz.
Çocuk merkezli oyun terapisi
Çocuk merkezli oyun terapisi, oyunu çocuğun yönlendirdiği ve terapistin kabul edici, yargılamayan bir tutumla eşlik ettiği yaklaşımdır. Kökleri Carl Rogers'ın danışan merkezli terapisine ve bu ilkeleri 1940'larda çocuklara uyarlayan Virginia Axline'a dayanır; Garry Landreth'in çalışmalarıyla yaygınlaşmıştır. Yaklaşımın temel varsayımı, uygun bir ilişki ortamı sağlandığında çocuğun büyüme ve kendini düzenleme kapasitesini kullanabileceğidir. Terapist soru sormak ya da yön vermek yerine oyunu izler, duyguları yansıtır, çocuğa sorumluluk tanır ve yalnızca gerektiğinde sınır koyar.
Ne zaman tercih edilir? Kaygı, uyum güçlükleri, özgüven sorunları, aile içi değişikliklere verilen tepkiler ve ilişki kurmakta zorlanma gibi durumlarda sık kullanılır. Kontrol duygusunu yitirmiş ya da sürekli yönlendirilmekten yorulmuş çocuklar için kararları kendisinin verebildiği bir alan başlı başına anlamlı olabilir.
Deneyimsel oyun terapisi
Deneyimsel oyun terapisi, Byron ve Carol Norton'un geliştirdiği bir yaklaşımdır. Çocuğun oyunu, yaşadığı deneyimlerin sembolik bir anlatımı olarak görülür. Terapist çoğu zaman çocuğun ona verdiği rolleri üstlenerek oyunun içine girer; örneğin çocuğun kurduğu hikâyede korkan, kaybolan ya da kurtarılan karakter olur. Böylece çocuk, gerçek hayatta güçsüz kaldığı bir durumu oyunda farklı bir yerden yaşayabilir ve ona yeni bir anlam verebilir. Yaklaşım, çocuğun önce odayı ve terapisti tanıyıp güveni sınadığı, ardından zor temaları oyuna taşıdığı aşamalardan söz eder.
Ne zaman tercih edilir? Korkutucu ya da travmatik yaşantılar, oyunda sürekli tekrar eden temalar ve çocuğun kendini çaresiz hissettiği durumlar bu yaklaşımın sık kullanıldığı alanlardır.
Kum terapisi
Kum terapisinde çocuk, içinde kum bulunan bir tepsiye insan, hayvan, ev, ağaç, araç, köprü ve masal figürleri gibi küçük objeler yerleştirerek kendi "dünyasını" kurar. Yöntemin kökleri Margaret Lowenfeld'in 1920'lerin sonunda geliştirdiği "dünya tekniğine" ve daha sonra Jung'un kuramından yararlanarak kum oyunu (sandplay) yaklaşımını oluşturan Dora Kalff'a uzanır. Terapist kurulan sahneyi aceleyle yorumlamaz; çocuğun sahneyi anlatmasına, isterse değiştirmesine eşlik eder. Kum oyunu yaklaşımında bu ortam "özgür ve korunaklı bir alan" olarak tanımlanır.
Ne zaman tercih edilir? Duygularını sözcüklere dökmekte zorlanan, utangaç ya da içe dönük çocuklarla, yas ve kayıp yaşayan ya da yoğun kaygı taşıyan çocuklarla sık kullanılır. Oyuncaklarla oynamayı çocukça bulan ergenler de kum tepsisini çoğu zaman rahatlıkla kullanır. Kumun dokusu da bazı çocuklar için sakinleştirici olabilir.
Masal terapisi
Masal terapisi, hikâyelerin ve metaforların terapötik amaçla kullanılmasıdır. Çocuk masaldaki kahramanla özdeşleşir ve kahramanın korkusu, öfkesi ya da kaybı üzerinden kendi duygularına güvenli bir mesafeden bakabilir. Terapist çocuğun yaşadığına benzeyen bir hikâye anlatabilir, çocukla birlikte hikâye kurabilir ya da çocuğun anlattığı hikâyeye farklı bir son önerebilir. Çocuk psikiyatristi Richard Gardner'ın "karşılıklı hikâye anlatma" tekniği bu yaklaşımın bilinen örneklerindendir: Çocuk bir hikâye anlatır, terapist aynı karakterlerle daha uyumlu çözümler içeren bir hikâyeyle karşılık verir.
Ne zaman tercih edilir? Karanlık ve canavar korkuları, ayrılık kaygısı, yeni bir kardeşin doğumu, taşınma ya da okul değişikliği gibi durumlarda; özellikle hikâyeyi takip edebilecek dil düzeyine ulaşmış okul öncesi ve ilkokul çağındaki çocuklarla kullanılır. Ebeveynlere evde okunabilecek hikâyeler konusunda da öneriler verilebilir.
Filial terapi
Filial terapi, 1960'larda Bernard ve Louise Guerney tarafından geliştirilmiş, ebeveynin kendi çocuğuyla terapötik oyun seansları yapmayı öğrendiği bir yaklaşımdır. Ebeveyn terapistin rehberliğinde duyguları yansıtma, çocuğu izleme ve sınır koyma gibi becerileri önce öğrenip prova eder, sonra çocuğuyla düzenli oyun seansları yapar ve terapistten geri bildirim alır. Garry Landreth ve Sue Bratton'ın geliştirdiği çocuk-ebeveyn ilişki terapisi (CPRT), filial terapinin yapılandırılmış ve üzerinde çok sayıda araştırma yapılmış bir biçimidir; 3–8 yaş arası çocuklar için geliştirilmiş, daha küçük ve daha büyük çocuklara da uyarlanmıştır. Holistik Psikoterapi'de filial terapi, ailenin ihtiyacına göre tek bir aileyle bireysel olarak ya da birkaç ebeveynin katıldığı grup çalışması olarak yürütülür.
Ne zaman tercih edilir? Ebeveyn ile çocuk arasındaki ilişkide gerginlik, davranış sorunları, bağlanma güçlükleri, evlat edinme ya da aile yapısındaki değişiklikler gibi durumlarda öne çıkar. Ebeveynin sürece etkin olarak katılması, değişimin terapi odasından günlük yaşama taşınmasını kolaylaştırır. Ebeveynin kendi yaşadığı yoğun stres nedeniyle bu sorumluluğu o dönemde üstlenmekte zorlanacağı durumlarda ise önce ebeveynin desteklenmesi düşünülebilir.
Çocuklarda şema terapi
Şema terapi, Jeffrey Young'ın yetişkinler için geliştirdiği bir yaklaşımdır; Christof Loose, Peter Graaf, Gerhard Zarbock ve Ruth Holt gibi klinisyenler tarafından çocuk ve ergenlere uyarlanmıştır. Temel fikri şudur: Güvenli bağlanma, özerklik, duyguların ifade edilebilmesi, oyun ve kendiliğindenlik ile gerçekçi sınırlar gibi temel duygusal ihtiyaçlar yeterince karşılanmadığında çocuk, kendisi ve dünya hakkında katı ve zorlayıcı "şemalar" geliştirebilir. Çocuklarla çalışırken bu şemalar ve onlara bağlı duygu durumları, örneğin "kırılgan çocuk" ya da "öfkeli çocuk" hâlleri, kuklalar, figürler ve oyunlarla somutlaştırılır. Ebeveynlerin çocuğun ihtiyaçlarını ve kendi şemalarının ilişkideki etkisini fark etmeleri de sürecin önemli bir parçasıdır.
Ne zaman tercih edilir? Kendini sürekli değersiz görme, aşırı mükemmeliyetçilik, terk edilme korkusu ya da döngü hâlinde tekrarlayan öfke patlamaları gibi yerleşmiş örüntülerde, daha çok okul çağındaki çocuklar ve ergenlerle kullanılır. Bu alandaki araştırmalar yetişkinlerle yapılan çalışmalara göre daha yenidir.
Yöntemler birlikte nasıl kullanılır?
Travmatik bir yaşantının ardından belirgin belirtiler gösteren çocuk ve ergenlerde oyun temelli çalışmaya EMDR eklenebilir; ayrıntılar çocuklarda EMDR sayfasındadır. Hangi yöntemin hangi sırayla kullanılacağı ön değerlendirmede ve süreç içinde ebeveynlerle birlikte konuşulur. Evde oyun ve sınır koyma konusunda neler yapabileceğinizi ebeveyn rehberinde, Holistik Psikoterapi'de oyun terapisinin nasıl yürütüldüğünü ise ana sitedeki oyun terapisi sayfasında bulabilirsiniz.